Batı Şeria'da yerleşimci ablukasındaki Filistinli ailelerin evine İsrail askerleri yerleşti

Kaynak, Zain JAAFAR / AFP via Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Bildirdiği yer, Londra
- Yayın tarihi
- Okuma süresi 3 dk
İşgal altındaki Batı Şeria'da aşırı dinci Yahudi yerleşimciler tarafından evlerinde ablukaya alınan iki Filistinli aile, İsrail ordusu tarafından evlerinden çıkarıldı.
Bölgedeki BBC muhabiri Jon Donnison'ın aktardığına göre, evlerinden ayrılmak istemeyen iki aile yakındaki başka bir mekana götürüldü.
İsrail askerlerinin ailelere ait evleri kontrol altına aldığı ve bölgeyi askeri bölge ilan ettiği açıklandı.
BBC'ye konuşan Kusra Belediye Başkanı Abdel Azim Wadi, İsrail güçlerinin boşaltılan bazı Filistin evlerini kışla olarak kullandığını söyledi.
İsrail ordusu, bu uygulamanın amacının "bölge sakinlerini korumak" olduğunu belirtti.
İsrailli bir hükümet sözcüsü BBC'ye yaptığı açıklamada, yerleşimcilerin eyleminin "esef verici" ve "kabul edilemez" olduğunu, hükümetin konuyu soruşturacağını ve sorumluları tutuklayacağını ifade etti.
Nablus'un güneyindeki Kusra köyündeki yerleşimci ablukası Pazar günü başladı.
ABD Büyükelçisi Mike Huckabee 13 Ağustos'taki olayı kınayan paylaşımında ablukacıları "İsrailli teröristler" olarak tanımladı.
Huckabee, İsrail polisi ve askerlerinin kendi girişimleri ile harekete geçtiğini söyledi.
Abluka altındakiler arasında ABD vatandaşı en az bir kişi var.
Son beş günde aileyi taciz eden aşırılıkçı yerleşimciler evlerin elektrik ve su hatlarını kesti.
Filistinli aileler İsrail ordusundan yardım istese de gelen askerlerin yerleşimcilerle birlikte dua ederken çekilmiş görüntüleri ortaya çıktı.
Ordu yönetimi bu görüntülerle ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Abu Ridi ve Hassan aileleri, su ve elektriklerinin kesilmesi, gıda stoklarının azalması sonrası sosyal medyadan yardım çağrısında bulundu.
Facebook'ta paylaşım yapan Qusay Abu Ridi, durumlarının kritik olduğunu yazdı.
Paylaşımda şunları dile getirdi: "Kendi evimizde, kendi toprağımızda yaşıyoruz. Güvende ve onurlu bir şekilde yaşama hakkından başka bir şey istemiyoruz."

Aysha Hassan da Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, yerleşimcilerin evin kapısını kırmaya çalıştıklarını ve "taş atmaya, küfretmeye ve hakaret etmeye başladıklarını" söyledi.
Ailesinin "korkudan ölmek üzere olduğunu, dehşete düştüğünü" belirtti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada da, bölgedeki yerleşimcilerin eylemleri için "yasa dışı, kınanması gereken ve kabul edilemez" denildi.
Ancak yapılan yetersiz müdahaleler yerleşimcileri bölgeden uzaklaştıramadı.
İsrail güçleri ayrıca işgal altındaki Batı Şeria'da baskınlarını sürdürerek en az 23 Filistinliyi tutukladı ve evleri yıktı.
Uluslararası hukuka göre Batı Şeria'daki tüm İsrailli yerleşimleri yasa dışı.

Kaynak, Issam Rimawi/Anadolu via Getty Images
Birleşmiş Milletler bölgedeki durumun "kritik bir noktada" olduğu uyarısında bulundu.
İsrail güçleri, Nablus'un güneybatısındaki Tal köyünde, 24 Temmuz'da İsrailli yerleşimcilerle yaşanan bir çatışma sırasında öldürülen dört Filistinliden biri olan Faruk Ramazan'ın aile evini yıktı.
Söz konusu olayda iki İsrailli de hayatını kaybetmişti.
'Kırılma noktası'
Salı günü BM Güvenlik Konseyi'ne Salı günü hitap eden Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatör Yardımcısı Ramiz Alakbarov, Batı Şeria'nın "kırılma noktasında" olduğunu söyledi.
Alakbarov, İsrail güçleri ve yerleşimcilerin bu yılın başından bu yana işgal altındaki bölgede 18'i çocuk olmak üzere 76 Filistinliyi öldürdüğünü, yerleşimci şiddeti, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle ise neredeyse yarısı çocuk yaklaşık 3800 Filistinlinin yerinden edildiğini belirtti.
BM'nin, 2026 yılında yaklaşık 260 Filistin yerleşiminde can kaybı veya maddi hasarla sonuçlanan 1.430'dan fazla yerleşimci saldırısını belgelediğini ifade eden Alakbarov, bu saldırıların birçoğunun İsrail güçlerinin varlığı sırasında gerçekleştirildiğine dikkat çekti.










