İspanya Başbakanı Sanchez neden erken seçim ilan etti?

Sanchez konuşuyor.
Fotoğraf altı yazısı, Sanchez'in açıklaması, konut krizine çözüm getirmeyi amaçlayan bir dizi önlemin 2 Ekim Cuma günü parlamentoda reddedilmesinin ardından geldi.
    • Yazan, Ben Hatton ve Sergi Forcada Freixas
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 4 dk

İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, ülkesinin konut kriziyla mücadelede alınan önlemlerin yetersiz kalmasının ardından 29 Kasım'da erken seçime gidileceğini açıkladı.

Azınlık hükümetinin konut piyasasında kiracıları korumak amacıyla sunduğu iki kararname tasarısının parlamentoda reddedilmesinin ardından hafta sonu boyunca erken seçim ihtimaliyle ilgili spekülasyonlar artmıştı.

Kirasındaki yüksek artışı karşılayamadığı için evinden tahliye edilen 87 yaşındaki bir kadının durumu ülke çapında protestolara yol açtı ve konut reformu yönündeki baskıyı artırdı.

Sanchez, Pazartesi günü televizyondan yaptığı açıklamada, reformları hayata geçirebilmek için "elitlerin direncini aşabilecek" ve "daha geniş bir ilerici çoğunluk" sağlayabilecek bir desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Son aylarda Sanchez'in liderliğini zorlayan tek konu konut krizi değildi.

Partisi çok sayıda yolsuzluk skandalıyla gündeme gelirken, hayat pahalılığına ilişkin diğer sorunlar ve göç konusunda da baskıyla karşı karşıya kaldı.

Sanchez, "Hatalar yaptık ve yapmayı hedeflediğimiz her şeyi başaramadık" dedi. Hâlâ "özellikle eşitsizlik, kamu hizmetleri ve konuta erişim alanlarında çözülmesi gereken çok sayıda sorun" bulunduğunu kabul etti.

Sánchez'in sol koalisyon hükümeti, iktidardaki Sosyalist Parti ile küçük ortak Sumar ittifakından oluşuyor ve parlamentoda çoğunluğa sahip değil.

İspanya'nın normal şartlarda en geç 2027 yazında genel seçime gitmesi gerekiyordu.

Sánchez, Haziran 2018'den bu yana başbakanlık görevini yürütüyor. Sosyalist Parti, 2023'te yapılan son seçimde ikinci sırada yer almıştı.

Muhafazakâr Halk Partisi en fazla sandalyeyi kazanmasına rağmen çoğunluğu elde edemedi.

Sánchez, sol partilerle anlaşmalar yaparak ve Katalan ile Bask milliyetçisi ve bağımsızlık yanlısı grupların desteğini alarak iktidarını korudu.

Kamuoyu yoklamalarının çoğu, muhafazakârların bir sonraki seçimde en büyük parti olarak çıkmasının muhtemel olduğunu gösteriyor.

Ancak hükümet kurabilmek için aşırı sağcı Vox partisinin desteğine ihtiyaç duyacakları öngörülüyor.

Pazartesi günkü açıklamanın ardından konuşan Halk Partisi lideri Alberto Núñez Feijóo, "Nihayet İspanyollar karar verebilecek" dedi.

Muhalefet lideri, bunun "sıradan bir seçim" olmayacağını, seçmenlerin "gerileme ya da değişim, yalanlar ya da değişim, yetersizlik ya da değişim, bölünme ya da değişim, yolsuzluk ya da değişim" arasında tercih yapma fırsatı bulacağını söyledi.

Tekelekli sandalyedeki yaşlı bir kadın odakta, yanında diğer insanların elleri var.
Fotoğraf altı yazısı, 87 yaşındaki Maricarmen Abascal'ın Madrid'deki evinden tahliye edilmesi kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı.

Cumartesi günü Madrid, Valencia ve Barcelona dahil birçok kentte on binlerce kişi kiracılara yönelik daha güçlü koruma talebiyle sokaklara çıktı.

87 yaşındaki Maricarmen Abascal, 23 Eylül'de Madrid'deki evinden zorla tahliye edilmesinin ardından İspanya'nın konut krizinin sembollerinden biri haline geldi.

Yasal bir boşluk, ev sahibinin kirasını 500 eurodan (572 dolar) 2 bin 650 euroya çıkarmasına olanak sağlamıştı. Kira daha sonra 1.650 euroya düşürüldü ancak bu miktar yine de aylık emekli maaşından 300 euro daha fazlaydı.

Abascal, 70 yılı aşkın süredir yaşadığı dairesinden sedyeyle çıkarıldı ve daha sonra hastaneye kaldırıldı.

Abascal'ın avukatı daha sonra, evine geri dönebileceğini açıkladı. Ancak olay, konut sorununa yönelik öfkenin ülke genelinde yayılmasına yol açtı.

Sol koalisyon hükümeti, protestoları yatıştırmak amacıyla iki kararname hazırladı.

Bunlardan ilki; kırılgan durumdaki kiracıların tahliyelerinin 2030 yılına kadar askıya alınmasını, 2028'den önce sona erecek kira sözleşmelerinin iki yıl uzatılmasını, turistik amaçlı dairelere yönelik vergilerin artırılmasını ve hükümetin "akbaba fonları" olarak nitelendirdiği yatırım fonlarının konut satın almasının sınırlandırılmasını içeriyordu.

İkinci kararname ise daha tartışmalıydı. Çünkü sol kesimin önemli bir bölümünün ve kiracılar örgütü Sindicato de Inquilinas'ın temel taleplerinden biri olan kira sözleşmelerinin otomatik olarak yenilenmesini öngörüyordu.

Siyasi sağ ise hükümetin konut piyasasına müdahale girişiminin kiraya verilen konut sayısını azaltacağını ve fiyatları daha da artıracağını savundu.

Halk Partisi'nden Juan Bravo geçen hafta, "Konutlar kararnamelerle ucuzlamaz, daha fazla konutla ucuzlar" dedi.

Madrid'de bir meydanı dolduran kalabalıklar yukarıdan görünüyor.
Fotoğraf altı yazısı, Madrid'de konut protestoları 4 Ekim'de de sürdü.

Sánchez'in liderliği son aylarda çok sayıda yolsuzluk skandalıyla gölgelendi.

Nisan ayında, eşi Begoña Gomez, iki yıl süren bir ceza soruşturmasının ardından yolsuzlukla suçlandı.

Gomez, kişisel kariyerini ilerletmek için eşiyle olan ilişkisini kullanmakla suçlanıyor.

Kendisi bu suçlamaları reddederken, Sanchez de bunları koalisyon hükümetini zayıflatmayı amaçlayan sağ kanat kaynaklı bir girişim olarak nitelendirdi.

Mayıs ayında, bir siyasi operatöre dezenformasyon kampanyası yürütmesi için ödeme yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında polisin Sosyalist Parti'nin Madrid'deki genel merkezine baskın düzenlediği açıklandı. Parti suçlamaları reddetti.

Haziran ayında ise Sanchez'in eski ulaştırma bakanı José Luis Ábalos, Covid-19 salgını sırasında yüz maskesi satışlarından komisyon alan bir ağın parçası olduğunun mahkeme tarafından tespit edilmesinin ardından 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

İspanya Başbakanı ayrıca yaz aylarında, on binlerce kişinin Fas'tan izinsiz şekilde bölgeye giriş yaptığı Ceuta göç krizini ele alış biçimi nedeniyle de inceleme ve eleştirilerin odağı oldu.