TÜİK'e göre ağustosta yıllık enflasyon %31,51 oldu: Ekonomistler nasıl yorumladı?

Ankara'da bir pazar yeri

Kaynak, Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Dokuz ay önce 2026 sonu için enflasyon hedefi %16 olarak açıklanmıştı
Yayın tarihi
Okuma süresi 2 dk

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre ağustosta aylık enflasyon %1,84, yıllık enflasyon ise %31,51 olarak hesaplandı.

Akademisyenlerden oluşan bağımsız araştırma grubu ENAG'ın kendi hesaplamasına göre ise ağustos ayında tüketici fiyatları bir önceki aya göre %2,24 oranında arttı. Yıllık enflasyon ise %49,03 olarak hesaplandı.

TÜİK'e göre enflasyonda en büyük katkı yine temel harcama kalemlerinden geldi.

Yıllık bazda gıda ve alkolsüz içecek fiyatları %33,79, ulaştırma %35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubu ise %39,77 arttı.

Yıllık enflasyona en yüksek katkıyı %8,12 ile gıda ve alkolsüz içecekler yaparken, ulaştırma %5,94, konut ve enerji kalemleri ise %5,01 katkıda bulundu.

Temmuzda yıllık enflasyon TÜİK'e göre %31,75; ENAG'a göre %50,49 olarak hesaplanmıştı.

Enflasyon verilerini sosyal medya hesabında yorumlayan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "Dönemsel eğitim fiyat artışlarına ve savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyonda düşüş devam etti" dedi ve ekledi:

"Temel mal enflasyonu yıllık yüzde 15,9 ile 2020 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine gerilerken yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi."

Ekonomistler nasıl yorumladı?

Topkapı Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Levent Yılmaz ise enflasyonun beklentinin altında geldiğini ve yıllık enflasyonun Nisan'daki zirvesinden bu yana düşüşte olduğunu vurguladı.

İktisatçı Prof. Binhan Elif Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, çekirdek enflasyonun yıllıkta yukarı yönlü olduğuna, politika faizinin dokuz aydır %37'de, TÜFE'nin de %30,5-31,5 arasında kaldığına dikkat çekti.

Prof. Yılmaz "Merkez Bankası enflasyonun ana eğiliminde kalıcı bir düşüşe ikna olmadıkça, bu yüksek reel faiz tamponunu tercih edecek gibi duruyor" öngörüsünde bulundu.

Merkez Bankası'nın eski başekonomisti akademisyen Hakan Kara ise Türkiye'de enflasyon verilerine güven kalmadığını söyledi.

Akademik bir makalesini paylaşan Kara, "Geliştiğimiz endeksler, enflasyon ölçümüne dair algının 2018 yılından itibaren kademeli olarak bozulduğunu, 2021 sonrasında ise bozulmanın hızlandığını göstermektedir" dedi ve ekledi:

"2023 seçimlerinden sonra kısmi düzelme eğilimi gözlense de 2026 Temmuz itibarıyla resmi enflasyon istatistiğine olan güven algısının eski seviyelerine dönemediği görülmektedir."

Kara, bu durumu "Güven ruh gibidir, terk ettiği bedene dönmez" sözleriyle yorumladı.

Finansal analist Tunç Şatıroğlu, dokuz ay önce 2026 için enflasyon hedefinin %16 olarak açıklandığını hatırlattı ve "Veriler enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olduğunu net olarak gösteriyor" dedi.

İngiltere merkezli Bluebay Varlık Yönetimi'nden Timothy Ash ise enflasyonun "yapışkan" olduğunu belirtti.

Ekonomist Banu Kıvcı Tokalı "Ağustos TÜFE enflasyonu karışık sinyallere sahip; yine de faiz indirimi Eylül toplantı masasında olabilir" yorumunda bulundu ve ekledi:

"Eylül ayında %2,05'in altında bir aylık enflasyon durumunda, yıllık oranın %30'un altına gerilediğini göreceğiz."

Prof. Baki Demirel, yoksullarla zenginlerin, kırsal bölgelerle kentlerin enflasyonlarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Demirel "Yüksek enflasyon koşullarında bu farklılık gelir adaletsizliğini daha da artırır" dedi ve ekledi:

"Önce Enflasyonu düşürelim dolayısıyla gelir adaletsizliği de düzelir iddiası hatalıdır.

"Zira Ortodoks des-enflasyon stratejisi kapitalistler için sermaye ve servet birikimi sağlar. Çünkü Ortodoks tasarım gelir adaletini daha da bozan araçlara sahiptir."